Bundle: “Bizim en büyük değerimiz, iyi içerik üreticileri”

Getting your Trinity Audio player ready...

Aylık 2 milyon tekil kullanıcı, ayda 100 milyonu aşan trafik: Haber sektöründeyseniz rüya gibi istatistikler.

2014’te yola çıkan haber platformu Bundle, 17 ülkeden 10 binden fazla mecrayı milyonları aşan kullanıcısına 22 farklı kategoride sunuyor. Haber akışlarını kullanıcıların ihtiyaçlarına göre kişiselleştirebilme imkânı sağlayan Bundle, medya yolculuğuna özel bültenler ve içerik üretimi yapan Bundle Studio ile büyüyerek devam ediyor.

Yayıncılar ve içerik üreticileri için önemli fırsatlar sunan Bundle’ı kurucu ortaklarından Enes Danış ile İş ve Ürün Geliştirme Müdürü Eda Gürdamar’la konuştuk.

Bundle Ana Sayfa Ekran Kaydı / 13.05.2022
Bundle nasıl başladı, nereden nereye geldi?

Enes Danış: Dünyada ne olup bittiğini yakından takip eden kişilerdik. Haber uygulaması formatında o zamanlar, sonradan LinkedIn’e satılan “Pulse” diye bir ürün vardı. Flipboard halen var. Bunlar milyonlarla değerlenen, globaldeki büyük ürünlerdi. Haberi tek yerden kullanıcıya kolay ve smart bir şekilde ulaştırma vizyonundaydık, telefonun içini bir sürü uygulamayla doldurmak çözüm olmadığı için bu uygulamaları kullanıyorduk. Kullanıcı olarak istediğimiz içeriklere basit bir şekilde ulaşmakta zorlandığımızı fark ettik. Kullanım kolaylığı açısından bazı sıkıntılar karşımıza çıkıyordu. Bu kadar ön planda olmalarına, yüz milyonlarca kişinin kullanmasına rağmen bu milyar dolarlık ürünlerde ben ve benim etrafımda bana benzeyen birçok profil deneyim açısından zorluk yaşıyordu.

Tüketim çağındayız; her şey hızlı akıyor, her şeye hızlı ulaşmak istiyoruz. Uygulama içerisinde yorulmadan, hızla gündemde ne olup bittiğini öğrenip işimize bakmak istiyoruz içgörüsü vardı. Bir ihtiyaca cevap ürettiğini iddia eden ürünler var ve bunlar globalde çok önemli yerlere gelip bir pazar oluşturmuşlar ama o ihtiyacı tam olarak karşılamadıklarını fark ettik. Buradaki sorunun tam olarak çözülmediğini gördük ya da onların çözdükleri sorunla bizim odaklandığımız sorun arasında bir fark vardı.

Bu doğrultuda insanların kolayca gündemde ne olup bittiğine ulaşabilecekleri ve kolay kullanabilecekleri bir ürün ortaya çıkarma düşüncesiyle başladık. Beta testlerimizde insanlardan aldığımız ilk yorumlara baktığımızda gerçekten de hedeflediklerimize ulaştığımızı gördük. Keşfedenler “Aa ne güzelmiş, artık Flipboard’u kullanmıyorum”, “Artık Pulse kullanmama gerek yok” diyordu. 

Geçen yıl reklam filminiz çok konuşuldu, ödüller aldı. Gerçekten de çok güzel kurgulanmıştı. Bundle’ı gerçekten herkes takip ediyor mu?

Enes Danış: İç içe geçen kümeler görüyoruz. Her segmentten kitlemiz var. Kitleye çok güzel bir şekilde yayılmış, her demografiye hitap ediyoruz. Dolaylı yönden Twitter’ın rakibi gibiyiz. Twitter, bizim daha çok kullanıcıların içerik ürettiği ve etkileşim odaklı bir hâlimiz. Ama baktığımızda Twitter’da kitlelerin ağırlıklı olarak 25-34 yaş bandında olduğunu görüyoruz. Bundle’da ise 18-24 yaş grubuyla 25-34 yaş grubundaki profiller, ilgi alanları ve siyasi görüşleri de dahil olmak üzere birbirleriyle hemen hemen eşit şekilde dağılmış durumda. Bunun en önemli nedenlerinden biri, insanların manipüle edilmeden, tarafsız bir şekilde istedikleri içeriğe ulaşabilmekte son dönemde yaşadıkları sıkıntıydı, özellikle kutuplaşmış bir dünyada.

Bu sorun sadece Türkiye’de değil, aslında birçok ülkede de vardı. Bundle gibi arkasında herhangi bir medya kuruluşunun yönlendirmesi olmayan ve kullanıcıya ilgi alanlarına göre birçok çeşitlilik sağlayan bir araca ihtiyaç duyduklarını, ürünü tanıdıktan hemen sonra fark ettikleri için demografi konusunda müthiş iyi bir dağılımımız var.

Birbiriyle kesişiyor mu bu kümeler? 

Eda Gürdamar: İnsanlar belli bir görüşte oluyor, o görüşü takip ediyor ama karşı görüş ne demiş diye bir karşılaştırma yapmayı da seviyor. Burada “Onu takip eden bunu da ediyor” gibi bir durumdan ziyade “Acaba o da ne demiş?” gibi bir merak var; haberi ondan almak değil bu ama, ona da bakmayı seviyorlar. Neyi takip eden bir de neyi takip ediyor diye bir benzerler kümesi oluşturmak çok zor. Bunları takip ediyordur diye tahmin ettikleriniz, hiç tahmin etmeyeceğiniz öbür uçtaki mecraları takip edebiliyor. Çok fazla kümeler arası geçiş oluyor ama bu, günün sonunda hiçbir şeyi tanımlamıyor. Bazı kullanıcılarsa hiç son dakika haberi takip etmiyor; sadece kültür sanat veya bilim ve teknoloji takip ediyor. Gürültüden uzaklaşıp sadece ilgi alanında okuma yapmaya da imkân veriyor Bundle

O kadar da kutuplaşmamış mıyız yani?

Enes Danış: “O kadar kutuplaşmışız” diyebiliyorum hâlâ. A sitesini siyasi görüşünden dolayı sevmeyen bir profil, o siteye trafik vermemek için o sitenin alan adını bile yazmak istemiyor. O siteden bir deprem, bir sel gibi bir konuda bir haber aldığında bile rahatsız oluyor “Bana niye bu siteden bildirim geliyor?” diye. Haberin ona ulaşması değil, haberin kaynağı bile rahatsızlık veriyor. Bundle sayesinde bir karşılaştırma yapma şansı da doğuyor, en azından başlıklarda ne yazdığına bakabiliyorlar. Kullanıcı kendi ilgi alanını oluşturduktan sonra karşı tarafta da ne olup bittiğini görmek için birkaç tane daha kaynak ekliyor. Böyle bir kesişim kümesi var, oranı da az değil.

Bildirimler konusunda kafalar karışık. İstemediği kaynaktan haber geldiğinden şikâyetçi olanlar var. Arkasında nasıl bir yapı var; içerikleri neye göre kürate ediyorsunuz? 

Enes Danış: Kürasyon, Bundle içindeki haber seçimi ve kullanıcıların önüne haber önerme sistemsel ama bildirimler editoryal bir dokunuşla ilerliyor. Ama maalesef büyük ses çıkaran küçük bir azınlık, haberin öneminden ziyade nereden geldiğiyle ilgileniyor. Bu bizi de üzüyor ama yapabileceğimiz daha da bir şey yok. Bizim amacımız bilgiyi en hızlı şekilde insanlara ulaştırmak. Haberin doğru, tarafsız ve kimseyi rencide etmeyeceği bir yapıda olması ve çok uç, radikal mecralar olmaması bizim için yeterli. Bir haber yayınlandıktan en çok 3 dakika sonra Bundle’da oluyor. Ortak bir havuzda olan mecralardan o haber kim tarafından ilk önce girilmişse, editörler ona bakıyor ve gönderimi buna göre yapıyor. Takip ettiğiniz bazı mecralar vardır ama bazen haberleri geç düşebilir. Beş-on dakikalık bir süre bile son dakika formatında bir haber için gecikmeli bir süre oluyor. Eğer sadece insanların ilgi alanlarına göre ayarlarsak bu sefer de son dakika haberlerini sağlıklı bir şekilde servis etme yeteneğini tamamen kaybediyoruz. Buradaki tek çözüm, kendi içeriğimizi oluşturmamız. Ama işin o tarafına girmeyi istemiyoruz.

Neden?

Enes Danış: Onun getirebileceği farklı zorluklar, sorumluluklar var. Biz insanları iyi ve bilgilendirici içeriğe ulaştıran bir araç olarak kalmayı tercih ediyoruz.

Webrazzi’de sizin için artık haber uygulaması değil, haber ekosistemi diye bir tanımlama gördüm. Wordle eklentisi geldi en son. Bundle nereye kadar büyüyebilir? 

Enes Danış: Şu an ağırlıklı olarak bilgilendirme tarafındayız, insanlara ne olup bittiğini anlatıyoruz. Bir taraftan da bu işin, insanlar öğrendikten sonra neler konuşuyorlar tarafı var. O kısma henüz girmedik. İnsanlar haberi Bundle’dan öğreniyor, sonra sosyal medyaya veya benzer mecralara gidip o haber hakkında başka insanların neler düşündüklerini anlamaya çalışıyorlar. Bu kısma girmedik ama ilgi gösteriyoruz. İşin yorum, analiz, görüş kısmı var. Çok büyük bir bilgi var ortada ama çok fazla da “biliyorsunuz”, “duyduk” şeklinde çöp içerik var. Türkiye’de kullanıcıların geliştirdiği içeriği merkezine alan pek çok mecra da bu fake, kalitesiz içerikten mustarip.

Gazetelerin internet sitelerinin yorum alanları vardı eskiden ama atıl kaldı.

Enes Danış: Evet, o da kalitesizlikten. Yorumlarda belli bir filtreleme mekanizmasının olmaması, iyi yorumun, görüşün desteklenmemesi ya da daha çok siyasi kaygıların medya kuruluşlarının bu tarafa yatırım yapmasını engellediğini düşünüyorum. Ama bugün Twitter 50-60 milyar dolar değerlemeye sahip oluyorsa aslında bunu bir şekilde başardığı için oluyor. Hatta buna rağmen birçok insan oradaki çöp yığınından, hızlıca geçen yalan haberlerden şikâyetçi. Bunun üzerine yoğunlaşmayı çok istiyoruz. Burada az ve öz, insanların ne konuştuğuna dair bilgi verebileceğimiz değerli bir alan yaratmak istiyoruz. Mümkün olduğunca iyi içeriği, iyi yorumu öne çıkaracak ama kalitesiz yorumu insanların gözüne sokmayacak bir yapı içerisinde herhangi bir ticari kaygımız olmadan ilerlemek istiyoruz.

Ticari demişken, Bundle’a reklam vermek isteyenler nasıl veriyor?

Eda Gürdamar: İlk kurulduğundan beri Bundle’ın içerisinde bir reklam sistemi vardı, reklam ağları üzerinden gidiyordu. Ama 2019’un başından itibaren envanteri direkt marka anlaşmalarına aktarmaya başladık. Eskiden Google’dan reklamveren herkesin reklamı düşerken şu an ajans üzerinden ya da markayla birebir partnerlik yaptığımız reklamlar gösteriliyor. Bu reklamlar standart display (görüntülü) reklamlar da olabiliyor, sponsorlu içeriklerle de ilerleyebiliyoruz. Yaptığımız içerikler daha hikâye anlatan, doğal içerikler oluyor. Bu içeriklerin hedefi yalnızca markayla bir reklam anlaşması yapmaya yönelik değil, aynı zamanda onu okuyan kullanıcıya bir şey kazandırma ve okuduğu içerikten gerçekten bir keyif aldırmaya da yönelik. Bu içerikleri tamamen biz üretiyoruz. Markalarla iletişime girip onların beklentilerini, hedeflerini, duyurmak istedikleri kampanyalardaki içgörüyü yakalayıp ona uygun proje ve içerik önerileri yapıyor veya display reklamların yerleştirilmesiyle ilerliyoruz.

Yani aslında biraz klasik reklam satışı işi.

Eda Gürdamar: Seçtiğimiz markalarla ilerlemeyi tercih ediyoruz. Çünkü reklam ağları üzerinden içeri alınan bazı reklamların spam gibi gözüküyor olması da rahatsız edici. Bilindik ve güçlü markaların Bundle gibi bir uygulamada olmasının kullanıcıya daha fazla güven verdiğini düşünüyorum.

Enes Danış: Bizim reklam modellerimiz de Türkiye’de daha önce denenmemiş, bizle birlikte hayata geçen, bize özgü modeller. Doğal içerikleri en çok destekleyen markalardan biriyiz. Direkt satışının bizde olması da bu yüzden önemli. 

Yayınlar Bundle’a nasıl giriyor, sadece RSS açmaları yeterli oluyor mu?

Enes Danış: Bu iki türlü oluyor. İlki, iyi yayıncı bulma arayışımız sürekli devam ediyor. İyi içerik kullanıcılarımız için benzersiz bir hizmet. Türkiye’de premium içeriğe destek veren, benzersiz içerik üreten çok fazla mecra yok ne yazık ki. Çünkü Türkiye’de içeriğe yeterince destek verilmiyor. Bakış açısı Amerika’ya, İngiltere’ye göre çok daha zayıf. İçerik Türkiye’de çok basit bir şekilde algılanıyor, o yüzden de çok basit bir şekilde çıkıyor. Türkiye olması gereken segmentin de altında. Sürekli kürasyon yapıyoruz, yeni bir şeyler keşfettikçe hemen Bundle’a ekliyoruz, hatta öne de çıkarıyoruz. İsmi bilinmeyen bir mecra da olabilir, yeter ki içerikleri özgün olsun ve devamlı içerik üretsin. Bu mecraların keşfedilmesi bizim için de kullanıcılarımız için de faydalı oluyor. İkincisi, her gün onlarca mail alıyoruz, bizi de ekleyin diye. Orada editoryal bir değerlendirme sürecimiz oluyor. İçerik ve sitenin altyapısının kalitesine bakıyoruz. Kullanıcılarımızın karşısına daha içeriği okumadan reklamlar basan siteleri direkt eliyoruz. İçeriğe yatırım yapan herkesi mümkün olduğunca destekliyoruz ve kullanıcıların önüne problemli platformları çıkarmamaya gayret ediyoruz. 

Peki yayıncılar ne kazanıyor Bundle’dan?

Eda Gürdamar: Aslında yayıncıların Bundle’da olmaları başlı başına bir kazanç. Ulaşamadığı ve ulaşamayacağı kitlelere ulaşmaları Bundle’la mümkün. Bildirimlerle yeni kullanıcılara ulaşıyor ve bunların hepsi onların web sitesine gidiyor. Böylece daha önce ulaşmadığı kitlelere ürettiği bir haber üzerinden reklam yapıyor. Kullanıcı haberin içine girdiğinde yayıncının kendi reklamlarıyla karşılaşıyor ve oradaki gelir tamamen onlara ait oluyor. 

Enes Danış: Bundle’ın aylık 100 milyon trafiği var. Trafiğinin çok önemli bir kısmını bizden alan çok fazla yayıncı var ve bunların birçoğu da kaliteli içerik üreten küçük yayıncılar. Bu durum bizi çok mutlu ediyor. Ayrıca, bazı yayıncılarla ücretli modellerimiz de var. Bizdeki kullanıcı en değerli kullanıcı; çünkü gerçekten haber okumak istiyor, ne olup bittiğini öğrenmek istiyor hem de yeni mecralar keşfetmek istiyor. Dolayısıyla bizden giden trafiğin mecralara katma değeri de yüksek oluyor.

İyi yayınlar geldikçe sizin platformunuzun da değeri artıyor.

Enes Danış: Evet, sonuçta bizim en büyük değerimiz, iyi içerik üreticileri.

Eda Gürdamar: Yayıncılar dediğimizde aklımıza sadece yayın yapan siteler gelmesin. Kendi bloglarını yürüten markalar da var. Buralara da trafik sağlıyoruz. Burada da marka bu blogu SEO için mi açmış, yoksa gerçekten kaliteli içerik üretiyor mu diye bakıyoruz. Hem markaya hem de kullanıcılara faydalı olması için gayret ediyoruz çünkü buradaki güveni tesis etmek bizim işimizin özü.

Bundle’ın bundan sonraki hedefi nedir?

Enes Danış: Biz Bundle’ı Türkiye’de geliştirdik ama markalamasına kadar her şeyi global hedefler doğrultusunda oluşturduk. Bundan sonra da rotamız ağırlıklı olarak o yönde olacak.

Almanya ya da İngiltere öncelikli hedeflerimiz. 80 bin civarında Alman kullanıcımız var. Yaklaşık 3 yıl önce o kullanıcı kitlesine ulaşmak için bir yatırım yapmıştık, Almanya’ya gidecek olsak nasıl bir şey olur şeklinde denemeydi bu. Almanya gerçekten iyi bir pazar; dünyanın en çok haber okuyan ikinci büyük ülkesi. Oradaki Türklerin başlangıç için bir avantaj olabileceğini düşündük. Ama Almanlar hemen uygulamayla etkileşime girdiler; bu sevindirici. Axel Springer’le bir işbirliği yaptık, oranın medyasını yakından tanıma fırsatımız oldu. O taraftaki kullanıcıların da davranış açısından Türkiye’deki kullanıcılardan çok önemli farklılıkları olduğunu gördük. Orada yerel mecralar en az ulusal mecralar kadar değer görüyor ve çok ciddi yatırım yapıyor. Almanya’nın küçük bir kasabasındaki bir medya kuruluşunun Türkiye’deki ulusal gazetelerin bazıları kadar değer gösterebildiğine şahit olduk. Almanya’da emeğe, hizmete çok büyük değer var ve yayıncılar da bunun karşılığını alıyor. Almanya’ya büyüyebiliriz ama İngiltere’yi de düşünüyoruz; çünkü bir dil bariyerimiz var. Biz Türkiye’de bu başarıya ulaşmak için geniş bir ekiple çalıştık. Bugün Bundle’da çalışan 22 kişinin 22’si de ürünü kendi ürünü gibi görüyor ve o şekilde çalışıyor. Bunu Almanya’ya taşıdığınızda sadece Almanca bilen birkaç kişiye iş kalıyor ve öncelikle bu sorunu çözmemiz gerekiyor.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir
Daha fazlasını oku

Bitcoin balonu ne zaman patlayacak?

Önce, Bitcoin’in başını çektiği, bu kripto “şeylerin” adını koyalım. Biz derslerde paranın üç temel fonksiyonu olduğunu anlatırız. Buna…
Daha fazlasını oku

En büyük beş teknoloji birleşmesi

Dijitalleşme ekonomiyi dönüştürürken teknoloji şirketleri de dünyanın en büyük şirketleri haline geldi. Vahşi rekabette ayakta kalıp büyüyen şirketler,…