Gazetecilikte Web3, metaverse ve yapay zekâ kullanımına dair notlar

Reuters Enstitüsü’nün yıllık olarak hazırladığı Dijital Gazetecilik Raporu geçtiğimiz günlerde yayınlandı. Bir önceki yazımda bahsettiğim Web3 rapora girmiş ama çok yer tutmuyor ve yeni bir şey de yok. Medya organlarının doğrudan gelir getirebileceği NFT’ler vurgulanmış. Raporda New York Times’ın NFT satışlarından 860 bin dolar kazandığı, bir haber yazısını NFT’leştirerek satışa ilk sunanın ise Quartz olduğu belirtilmiş. Web3 daha çok bir fikir seviyesinde olduğu için medya ekonomisinde yakın zamanda ne kadar yer alacak belli değil ama NFT’lerle ilgili bu yıl içinde de yeni gelişmeler duyacağız. Turner gibi spor yayıncılığı yapan gruplar NFT ile ilgileniyorlar. Rapora göre NFT okuyuculara daha ulaşılabilir hâlde sunulmaya başlayacak.

Geçen yılın trend kavramlarından Metaverse’ün medyaya yansıması ise daha somut olarak gerçekleşmeye başladı. Ama bu konu da Web3 kadar olmasa da geliştirilmeye muhtaç durumda. Metaverse’ün iki önemli teknolojik bileşeni olarak sanal gerçeklik (VR) ve artırılmış gerçeklik (AR)’in somut kullanım durumları başladı ama metaverse bağlamında neler olabileceğini göreceğiz. Bu arada raporda da değinilen Neal Stephenson’ın Snowcrash romanı metaverse’ü hayal etmenize yarayacak en iyi eserlerden biri olmayı sürdürüyor (kavram da ilk defa bu romanda kullanılmıştı). Raporda da örneklendiği üzere en somut kullanım stüdyoya bu teknolojilerin uyarlanması şeklinde oluyor. Özellikle sportif etkinliklerde animasyonla birlikte metaverse pratikleri geliştirilebilir. Fakat içerik moderasyonu ve dezenformasyonla mücadele konusu endişe veriyor. Örneğin bir metaverse demo gösterisi aşı karşıtı yalan bilgi yayan, nefret söylemi içeren bir bot’un saldırısına uğramış. Bildiğimiz internet platformlarında dezenformasyonla mücadelede kesin sonuçlar alınamamışken metaverse tabanlı iletişimde de yakın zamanda ümit verici sonuçlar beklenmemeli.

Stella Jacob, Unsplash

Geçtiğimiz yıllarda yapay zekânın haber odalarında kullanımı tıpkı yukarıda değinilen kavramlar gibi biraz daha somut planda yer alıyordu. Artık görüyoruz ki yapay zekânın gayet somut ve gazetecilerin işlerine yarar şekilde kullanımı başlamış durumda. Rapora göre yapay zekâ (AI) kullanımında iki nokta öne çıkıyor: otomasyon süreçleri ve kitleyle daha ilişkili ve kişiselleştirilmiş olarak etkileşime girme potansiyeli. Görüşme yapılan editörlerin yüzde 85’i okuyuculara daha iyi içerik tavsiyesi yapılabileceğine dikkat çekmiş. Yine büyük bir çoğunluk okuyucunun ilgisini çekmede ve aboneleri tutmada yapay zekânın faydalı olacağına inanıyormuş.

Değinilen başka bir konu yoğun ve karmaşık veri incelemesi gerektiren durumlarda makine öğrenmesi ve otomatik çeviri gibi AI özelliklerinin işe yaraması. İklim krizi, pandemi ve başka bir bilim odaklı haberde işbirlikleri ve AI kullanımı olumlu sonuçlar vermiş. Bu bağlamda VR ya da AR gibi daha popüler teknolojiler değil de makine öğrenimi (Machine Learning (ML), Derin Öğrenme (Deep Learning(DL), Doğal Dil İşleme (Natural Language Processing (NLP), Doğal Dil Üretimi (Natural Language Generation (NLG) gibi yapay zekâ teknolojilerinin doğrudan katkısına dikkat çekiliyor: İçerik kişiselleştirme dışında içeriğin etiketlenmesi, destekli altyazı ve röportaj dökümü gibi haber odası iş akışlarını otomatikleştirmek ve hızlandırmak, bir abonelik için ödeme yapma olasılığı en yüksek olan potansiyel müşterileri belirlemede ve hedeflemede önemli bir rol oynamak ve bazı alanlarda otomatik haber yazımını sağlayacak robot gazetecilik uygulamaları bu noktada listelenebilir. Gelecekte işe daha çok yarayacak yapay zekâ uygulamaları örneklerinden biri olarak DALL-E örnek veriliyor: Metinden yola çıkarak imaj üreten bu uygulama metne uygun özgün görsellik yaratmada çok yararlı bir araç olabilir. 

Kevin Ku, Unsplash

Küçük medya kuruluşlarının da faydalanabileceği bazı uygulamalar da daha yaygın kullanılmaya başlanmış: Otomatik transkripsiyon için Trint, araştırmalar için Pinpoint ve sosyal medyada doğru zamanda doğru içeriği yayınlamak Echobox  bunlar arasında sayılabilir. Raporda belirtilse de kaynağını bulamadığım İskandinavya kökenli şu haber odası aracı da çok iyi bir buluş: İçerik çıktıları üzerinden cinsiyet dengesi tespit edilip editörlere bildiriliyor. 

Rapora göre AI yardımıyla şu üç formatta daha çok içerik göreceğiz:

  1. Haber metinlerinde madde işaretleriyle belirtilmiş içeriğin artışı. 
  2. Metin üzerinden görsel hikâyeler anlatma.
  3. Sosyal medya tarafından yayılacak karma medya tabanlı haber formatları.

Bu kullanımlara örnek olarak Axios’un içerikleri ve BBC’nin henüz prototip olan Modus uygulaması gösterilmiş. Modus hem içeriği maddeler hâline getiriyor hem de fotoğraf galerisindeki resimlere otomatik altyazı ekliyor. Washington Post (Arc) ve BBC’nin (Optimo) üzerine çalıştığı başka bir şey de içerik yönetimine yeni bir yaklaşım getirmek: Bir haberi bir “hikâye” etrafında yazmak yerine, hikâyeler arasında daha iyi bağlantılara izin veren “iç içe bloklar” etrafında yazmak, içeriği potansiyel olarak sınırsız yollarla birleştirmeye imkân tanıyor.

Gelecek vurgulu son bir noktaya değinmek gerekirse o da Doğal Dil İşleme’nin artık İngilizce ötesine taşınıyor olması. Raporda Arapça ve İspanyolca’dan örnek verilmiş. Akademinin de yardımıyla İngilizce dışındaki haber odalarında yapay zekâ ve Doğal Dil İşleme’nin somut sonuçlarını göreceğiz. 

Reuters raporundan ileri teknoloji kullanımı kısımlarını özetlemeye çalıştım ama daha fazlası için rapora da bir göz atmak iyi olur

Subscribe
Bildir
guest
1 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
burak
burak
5 ay önce

Yazı güzel ve ilham verici. web3 ve metaverse kullanımı başlıkta çekici unsur olarak kullanılmış belli ki 🙂

İlginizi çekebilir