Doğrulama kuruluşları: Gerçekten etkililer mi?

Dijital medyanın yükselen yıldızı doğrulama kuruluşlarının etkisiyle medyada yer alabilecek her aktör, hatta okurlar bile bir bilgiyi paylaşmadan evvel iki kez düşünme eğiliminde. Böyle bir ortamda BBC, Reuters, CNN gibi birçok büyük medya kuruluşunun yanı sıra sosyal medya platformları da doğrulamayla yakından ilgileniyor.

Peki doğrulama deyince ilk akla gelen nedir? Dünyada ve Türkiye’de kaç tane doğrulama kuruluşu bulunuyor? Doğrulama kuruluşları gerçekten medya ve tartışmalı konular üzerinde bir etki yaratıyor mu? Son olarak, doğrulama kuruluşları haber algısını baştan değiştirebilir mi?

Doğrulama kuruluşları

Türk Dil Kurumu’na (TDK) göre doğrulamak eyleminin anlamı “Bir şeyin doğru olduğunu ortaya koymak, desteklemek, gerçeklemek, teyit etmek, tasdik etmek” olarak belirtiliyor. Doğrulamanın geçmişi ise gazeteciliğin ilk ortaya çıktığı zamana dayandırılıyor. Özellikle 1890’lar sonrası gelişen araştırmacı gazetecilik ve yeni gazetecilik kavramları sayesinde doğrulama, haberciliğin temel özelliklerinden biri olmaya başlıyor. Ana akım medya kuruluşları dışında ilk bağımsız doğrulama kuruluşu ise 1994 yılında kurulan Snopes oluyor. Ardından Spinsanity (2005’te sonlandırıldı) ve FactCheck.org geliyor.

Günümüzde ise, doğrulama kuruluşları en az 102 ülkeye ulaşmış vaziyette. Dünyada 341 adet doğrulama kuruluşu bulunuyor ve bu da dünyada bulunan ülkelerin yarısından fazlasında en az bir tane doğrulama kuruluşu olduğunu gösteriyor. Yani, doğrulama kuruluşları dijital dünyamızda şimdiden büyük bir yer edinmeye başlıyor.

Duke Reporters’ Lab’de paylaşılan 2021 raporuna göre, 2014 yılından 2019 yılına kadar her yıl ortalama 53 doğrulama kuruluşu açılıyor. 2019 yılında ise bir yılda 72 doğrulama kuruluşu yayın hayatına başlarken, 2020 yılında bu oran yarıya düşüyor (36).

Grafik 1: Yıllara Göre Doğrulama Kuruluşlarının Artış Sayısı (Duke Reporters’ Lab)

Doğrulama kurumlarına kıta bazında bakıldığında da Avusturalya hariç tüm kıtalarda doğrulama kuruluşlarının sayısı artıyor. 2018 yılında Afrika’da 19, Güney Amerika’da 25 ve Asya’da 62 doğrulama kuruluşu bulunurken bu sayılar sırasıyla 34, 42 ve 89’a yükselmiş.

Grafik 2: Kıtalara Göre Doğrulama Kuruluşları (Duke Reporters’ Lab)

Doğrulama yapan kuruluşların 146’sı içerik üretiminde İngilizce dilini kullanıyor. İngilizceyi küresel alanda en çok kullanılan dillerden olan İspanyolca (53), Fransızca (33) ve Arapça (14) takip ediyor. Dünyadaki fact-checking kurumlarının iş birliğini güçlendirmek ve fact-checking pratiğinin teknik beceri, kalite ve etkisini artırmayı hedefleyen bir oluşum olan International Fact-Checking Network (IFCN) tarafından tanınmış, prensip ve standartlarına uyum sağlamış imzacı organizasyon sayısı ise 109.

Türkiye’de ise 2021 Ağustos itibarıyla karşımıza 7 adet doğrulama kuruluşu çıkıyor: Yalansavar, Malumatfuruş, Evrim Ağacı, Doğruluk Payı, Teyit, Doğruluğu Ne?.

Doğrulama kuruluşları dezenformasyonu engelleyebiliyor mu?

Bu sorunun birçok cevabı olmasına karşın, bu soruya verilebilen en net cevabın “resmi kurumlarına duyulan güvenin azalması” olduğu karşımıza çıkıyor. Resmi kurumlara duyulan güven azaldıkça, insanlar farklı kaynaklara yönelebiliyor. Farklı kaynakların ortaya attığı iddialar kitleleri etkiledikçe yayılım hızı artıyor ve böylece komplo teorileri ortaya çıkıyor. Öyle ki, 2018’de yapılan bir araştırma Twitter’da yanlış bilginin doğru bilgiye göre altı kat daha hızlı yayıldığını ortaya koyuyor.

Yalan bilgiler en fazla henüz kesinleşmemiş/bilinmeyen konularda artış gösteriyor. Eğer toplumda kutuplaşma ve kurumlara güvensizlik oranı artıyorsa, yalan bilginin yayılma hızı da buna paralel olarak artıyor.

Yanlış bilginin yayılması bazen sadece inanç gibi durumlarla alakalı olsa da, bazı oluşumlar yanlış bilgiyi bilinçli şekilde zarar verme amacı ile kullanabiliyor. Ayrıca reklam geliri elde etmek, seçim dönemlerinde seçmen davranışlarını etkilemek için dezenformasyon ile karşılaşmak mümkün. Burada dijitalleşmenin görülen bir zararı olarak yanlış bilgi yayılımını besleyen teknoloji destekli bot ve trol aktiviteleri de kullanılabiliyor.

Doğrulama kuruluşlarının sayısının artmasına karşın yalan haberlerde azalma yaşanmaması, doğrulama kuruluşlarının ne kadar işe yaradığı konusunda da tartışma yaratıyor. EDAM tarafından hazırlanan “Türkiye’de Doğruluk Kontrolü ve Doğrulama Kuruluşları” adlı raporda yapılan araştırmada doğrulamanın başarısı nicel olarak ölçüme tabi tutulmuş. Raporda doğrulama işleminin başarılı olması şu koşullara bağlanmış:

  • Erişimlerinin/popülerliklerinin kapsamı
  • Doğruluk kontrol hacmi/çıktısı (yapılan doğruluk kontrolü sayısı)
  • Bilgi ekosisteminde bütüncül bir tedbir olarak kriz zamanlarında dezenformasyonu azaltma kabiliyeti.

Türkiye’deki doğruluk kontrolünü ölçmek adına İstanbul Ekonomi’nin bir kamuoyu araştırma girişimi olan Türkiye Raporu, 2020 yılında haber tüketicilerinin bilgi arama ve doğrulama uygulamaları hakkında bir anket hazırladı. Yapılan anket sonuçlarına göre, katılımcıların %25’lik bir kısmı herhangi bir konuda doğrulama yapacağı zaman alternatif haber sitelerinin yazdıklarını inceliyor. İkinci en fazla doğrulama yöntemi ise aile ve arkadaşlara danışma/sorma (%9,6) olarak öne çıkıyor. Yapılan ankette direkt olarak doğrulama kuruluşlarını inceleyen kesim ise %10’un altında kalıyor. Anketteki cevaplara göre doğrulama kuruluşları arasında Doğruluk Payı (%3,7) ve Teyit (%2,7) en popüler iki kurum olarak yer alıyor. Katılımcıların konu olarak en çok iç politika (%23,9), ekonomi (%11,6) ve dış politika (%4) haberleri için doğrulama kontrolü gerçekleştirdikleri gözlemleniyor.

Doğrulama kuruluşlarının başarısını ölçmede kullanılan ikinci yöntem, doğrulama kontrolünün hacminin hesaplanmasıdır. Doğrulama kontrolü sayısının artması her ne kadar önemli olsa da tek başına başarılı bir ölçek sayılamayabilir. Sebebi ise bir kurum oldukça nitelikli bir makale ortaya koyarken, diğer bir kurum göreceli bir şekilde daha detaysız bir araştırma ile çok daha fazla doğrulama yapabilir (Yapılan doğrulamanın konusu, araştırma uzunluğu gibi koşullar değişken olabilir). Yine de dezenformasyonu engellemek adına önemli olan kontrol hacminde EDAM’ın yaptığı araştırmaya göre Teyit, 1500’den fazla içerik ile doğrulama kuruluşları arasında en çok nicel çıktıya sahip platformdur. Sıralamada Teyit’i, Doğruluk Payı ve Doğrula.org izlemektedir.

Grafik 3: Doğrulama platformlarının web sayfalarındaki içerik sayısına göre sıralaması (EDAM)

Doğrulama kuruluşlarının başarısını ölçmek için kullanılan üçüncü yöntem ise kuruluşların siyasi-sosyal açıdan kritik dönemlerde dezenformasyonu engelleme kabiliyetini incelemektir. Doğrulama kuruluşları yaptıkları doğrulamalar ile yayılan dezenformasyonu durdurabiliyorsa haberin yayılma hızı düşürülmüş, böylece yapılan iş başarı sağlamıştır. Bu hesaplamayı yapmak oldukça zor ve karmaşık olmasına karşın, doğruluk kontrolü ve dezenformasyonun yayılması arasındaki ilişkiyi vaka bazlı olarak yansıtan araştırma olarak Teyit.org’un “Sahte Haber Karnesi: Yerel Seçimler 2019” ele alınabilir. Raporda, Teyit’in yanlışlama içeriğinin etkileşim metriklerine kıyasla, en çok paylaşılan dezenformasyon içeriğinin etkileşim metrikleri açısından doğruluk kontrol başarısını ölçülmektedir. Etkileşim verileri ise CrowdTangle adlı internet veri aracı sitesi ile hesaplanmıştır.

Raporda şu konular ele alınmaktadır:

  • (Doğrulamalar) En çok ne, nerede, ne zaman etkileşim aldı?
  • Sahte haberi kim yaydı?
  • Sahte habere karşı ne kadar etkili olunabiliyor?
  • Yükselen yanlış bilgi türü: Asimetrik Propaganda

Teyit’in raporundaki çıkarıma göre, yapılan doğrulama kontrolü sonucu 24 Haziran genel seçimleri ile 31 Mart yerel seçimleri karşılaştırıldığında ortaya çıkan sahte haberlerin aldığı toplam etkileşimde %22 oranında bir düşüş yaşandığı tespit edilmiş. Aynı şekilde raporda birçok iddia türü karşılaştırılmış ve bazı iddialar dezenformasyon büyük etkide yavaşlatılmışken, bazı iddialarda ise istenen oran yakalanamamış. İnternette Teyit’in yanlışladığı iddiaların %77,19’u hâlâ gönderi olarak yayındayken, gönderilerin %19.30’u kaldırılmış ve %3,51’i ise yanlışlanma sonrası doğru sonuça göre düzenlenmiş.

Sonuç olarak mevcut durumda doğrulama kuruluşları sosyal medya kurumlarıyla anlaşıp yalan haberin tespiti için çalışıyor. Her ne kadar dünyada ve Türkiye’de doğrulama kuruluşları artıyor desek dahi, kutuplaşan toplumların en büyük sorunlardan biri olarak kişiler sadece kendi benimsediği toplum parçasının bilgilerine erişiyor. Ayrışmış bir toplumda taraflar psikolojik olarak birbirlerini dinlemeye daha az yatkın olduğu için, doğrulama/yanlışlama etkili bir şekilde yapılsa da istenen etkiye her zaman ulaşılamayabiliyor.


Yararlanılan kaynaklar:

  1. Türkiye’de doğru bilgiyi aramak: Çöldeki vahanın peşinde
  2. TÜRKİYE’DE DOĞRULUK KONTROLÜ VE DOĞRULAMA KURULUŞLARI
  3. Sahte Haber Karnesi: Yerel Seçimler 2019
  4. Fact-checking census shows slower growth
  5. İnternette Okuduklarınızı Doğruluyor Musunuz?
  6. Who’s a Bot? Who’s Not?
  7. On Twitter, fake news has greater allure than truth does
  8. İnfodemi: Türkiye’de yalan haber salgınında artış
Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir