metoo

“Me Too” haberleri nasıl yazılmalı?

Getting your Trinity Audio player ready...

2017 yılından bu yana çığ gibi büyüyen “Me Too” (Ben de) onlarca kadının uğradığı tacizleri anlatmak için kullandığı bir ifade. Kelime anlamının ötesinde, kadınlar arasındaki cesaret ve dayanışmanın ete kemiğe bürünmüş hâli “Me Too”, ilk kez aktivist Tarana Burke tarafından 2006 yılında MySpace’te kullanıldı. Burke’ün cinsel tacizden hayatta kalanlara destek amacıyla kurduğu oluşuma verdiği “Me Too” isminin küresel çapta kullanılması ise 2017 yılını buldu.

5 Ekim 2017’de New York Times’ta yayınlanan Jodi Kantor ve Megan Twohey imzalı haber, Hollywood’un tanınmış yapımcısı Harvey Weinstein’ın yaklaşık 30 yıldır kadınlara taciz ve cinsel saldırıda bulunduğunu anlatıyordu. Belgelerle desteklenen haber sonrası ABD’li aktör Alyssa Milano’nun 15 Ekim 2017’de “Cinsel tacize uğradıysanız bu tweete cevap olarak ‘ben de’ yazın” demesi dünyanın dört bir yanında kadınların yaşadığı taciz ve cinsel saldırıları anlatmasının yolunu açtı. Farklı ülkelerin yanı sıra farklı sektörlere de yansıyan “Me Too” hareketi, Türkiye’de geçen Aralık ayında edebiyat alanında yaşandı.

Şüphesiz konuyla ilgili çalışacak her gazeteciyi titiz davranmaya itecek ifşa haberlerini gazeteciler nasıl kaleme almalı, nelere dikkat etmeli?

Gazeteciler Evrim Kepenek, Melis Alphan, Ece Çelik ve avukat Aslı Karataş ifşa haberlerinin yazımında dikkat edilmesi gereken noktaları NewsLabTurkey’e anlattı.

Kadın ve hak odaklı habercilik

Bianet Kadın ve LGBTİ haberleri editörü Evrim Kepenek, ifşanın kadın beyanı olduğunu ve bu beyana göre hareket ettiklerini söylüyor. Örneğin, bir üniversitedeki akademisyenin ifşası söz konusuysa daha önce benzer durumların yaşanıp yaşanmadığına dair araştırma yaptıklarını belirten Kepenek, haberde yer alacak kadının fotoğrafını, kadın istemezse kullanmadıklarını belirtiyor.

İfşa haberini yazarken nasıl bir dil kullandıklarını sorduğum Kepenek, “Dil bizim her şeyimiz diyerek,” söze başlıyor, “Kullandığımız dile göre şiddeti meşrulaştırıyor ya da yeniden üretiyor olabiliriz. Romantize edip kendi gerçekliğinden de koparabiliriz. Bunların hepsi kadın odaklı habercilikte yapılmaması gerekenler. Bu nedenle dilimize dikkat ederiz. Örnek vereyim, bir erkeğin cinsel saldırıda bulunduğu bir kadın için ‘güzelliği ile dikkat çekiyordu’ demek, tamamen yanlıştır. Bu dil kullanımı şiddeti ve erkeklik suçunu görmezden gelen bir yaklaşım. Başka bir örnek ise ‘İşsiz koca karısını öldürdü’ türündeki haberler. Bu da erkeğin ekonomik sorunları yüzünden bu suçu işlediği mesajını veriyor ve yine şiddete neden arıyor.”

Haberde kadının beyanını aktarırken cümlelere müdahale edilmemesi gerektiğini ifade eden Kepenek, failin söylemlerine detaylıca yer verilmemesi gerektiğini hatırlatıyor.

İfşa edilen olayın yargıya taşınmış olmasıyla haber yazım sürecinin sağlıklı ilerlediğini kaydeden Kepenek, “Çoğu kez ortada tutanaklar ve resmi kayıtlar oluyor. Avukatların da görüşlerine yer verilince daha güçlü bir haber ortaya çıkıyor. Habere dair her bilgi bizim için önemlidir. Her bilgiyi, detayı toplarız ama bunlara haberde yer verip vermemek tamamen hak odaklı haberciliğimizle ilgili,” diyor.

Bianet olarak toplumsal cinsiyet odaklı habercilik ve hak odaklı habercilik atölyeleri düzenlediklerini anımsatan Kepenek, ifşa haberlerini yazan gazetecilerin Toplumsal Cinsiyet Odaklı Habercilik El Kitabı’na başvurabileceğini belirtiyor.

Medyanın toplumsal algıyı şekillendirme gücü

Gazeteci Melis Alphan’a göre, ifşa haberini kaleme alan medya çalışanları, cinsel saldırıyı ve/veya tacizi ifşa etmenin kadınlar için ne kadar zor olduğunu ve bu durumun sanıldığı kadar istismara açık olmadığını akıllarından çıkarmamalı.

Medyanın özellikle kadına yönelik şiddet ve cinsel saldırı haberlerinde toplumsal algıyı şekillendirme gücüne sahip olduğunu vurgulayan Alphan, bu gücün büyük bir titizlik ve hassasiyetle kullanılması gerektiğini düşünüyor. Medyanın sansasyonel olayları öne çıkardığını, sahte ifşaların da bunların içinde olduğunu belirten Alphan, “Sahte ifşalar, tüm ifşalar içinde çok az bir orana sahip. Medyaya düşen sahte ifşaları gereğinden fazla kamuoyunun gündeminde tutmak yerine cinsel saldırıya uğradığını söyleyen kadınların sesine kulak vermek, konuyu derinlemesine araştırıp kadınların sesini duyurmak,” diyor.

Fail güç sahibi olduğunda kadınların ifşa yönetimine başvurmasının daha da zorlaştığını dile getiren Alphan, “Kadın kesinlikle mağdur konumunda gösterilmemeli. Kadını tanımlarken mağdur kelimesi yerine hayatta kalan ya da cinsel saldırıya maruz bırakılan kelimeleri tercih edilmeli. Konuya hak odaklı habercilik perspektifiyle yaklaşıp, kadını güçlendiren bir dil kullanılmalı,” diyor.

Medya kuruluşlarının ifşa vakalarını sağlıklı şekilde ele almaları için eğitimler düzenlemesi gerektiğini belirten Alphan, medyadaki yönetim kademelerinde kadın sayısının artmasıyla toplumsal cinsiyet odaklı haberlerin sayısının artacağını düşünüyor.

Temel hukuki bilgilere hâkim olmak

Hürriyet Gazetesi Muhabiri Ece Çelik de ifşa haberlerine büyük bir hassasiyetle yaklaşan gazetecilerden. Geçen aralık ayında sosyal medya üzerinden başlayan edebiyatta “Me Too” hareketine dair hazırladığı haberler üzerinden örnek veren Çelik, “Eğer Hasan Ali Toptaş hakkında yazılanlar sadece gerçek adını kullanmayan bir hesaptan yazılsaydı o haberi yapar mıydık çok emin değilim. Benzer şekilde tacize uğradıklarını söyleyen kadınların beyanı sosyal harekete dönüştüğü noktada haberi yapmak için devreye girebildim; çünkü yazı işleri masasında bu haberin yapılmasını kabul ettirmem için elimin güçlü olması gerekiyor,” diyor.

Kadınların beyanında haberde yer almasını istemedikleri detaylara saygı duyarak yazmamak gerektiğini belirten Çelik, “Karşı tarafın da görüşlerine yer vermek oldukça önemli. Haberde objektifliği böyle sağlayabiliriz,” diyor. Başlık ve spotta kadın mücadelesini vurgulayan sözlere yer verdiğini aktaran Çelik, haberlerini manipüle etmeden ve erkek düşmanlığına vardırmadan yazdığını aktarıyor.

Yasak Elma dizisinin setinde 19 yaşındaki kostüm asistanı Özge Şimşek’i taciz ettiği öne sürülen Talat Bulut’un Şimşek’e destek veren bir yazıyı paylaşan ve tacize karşı olduklarını ifade eden 43 kişi hakkında şikâyetçi olmasını haberleştiren Çelik, “Haberden sonra Talat Bulut’un menajeri beni aradı taraflı haber yapmakla suçlayarak, Talat Bulut’un beraat ettiğini söyledi. Halbuki savcılık, Bulut hakkındaki şikâyette yeterince delil bulunamadığı için takipsizlik kararı vermişti. Beni arayan menajere tacizin çoğu zaman delillerle ortaya konulamadığını söyledim. Ayrıca takipsizlik kararı ve beraat ayrı hukuki durumlar. Gazeteciler bunların bilincinde olmalı ve karşılaştıkları sorunlarda elini güçlü tutmalı,” diyor.

İfşa mekanizması suçun önüne geçebilir

Cinsel saldırı haberleri yazarken dikkat edilmesi gereken hukuki durumları NewsLabTurkey için değerlendiren avukat Aslı Karataş cinsel saldırı, cinayet ve intihara özendirmenin ağır para cezası olan basın suçu olduğunu aktarıyor.

Sadece ifşa değil cinsel saldırı, cinayet ve intihar içeren her türlü haber metnini yazarken haber dilinin şiddetten uzak olması gerektiğine dikkat çeken Karataş şöyle devam ediyor:

“Eğer cinsel saldırı konusu yargıya taşınmışsa bu noktada ‘Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanun’u devreye giriyor. Burada ‘Suçlu olduğu yargı kararı ile kesinleşmedikçe hiç kimsenin suçlu ilan edilmemesi veya suçluymuş gibi gösterilmemesi, kişileri suç işlemeye yönlendirecek veya korku salacak yayın yapılmaması’ düzenlemesi mevcut. Mahkeme tarafından yayın yasağı getirilmedikçe konu hakkında haber yapmak mümkün. Fakat yapılan haberde dosyanın soruşturma (savcılık) veya kovuşturma (mahkeme) aşamasında olduğunu mutlaka belirtmek gerekir.”

Gazetecilerin, Türk ceza hukukundaki masumiyet karinesi ilkesine uygun haberler yazması gerektiğini kaydeden Karataş, “Suçluluğu ispat edilene kadar herkes masumdur ve şüpheden sanık yararlanır. Bir kişi hakkında bir suç duyurusunda bulunulduğunda ve savcılık soruşturmaya başladığında o kişi şüpheli sıfatı alır. Savcı yeterli şüphe bulup da iddianame düzenlediğinde dava açılır ve şüpheli sıfatı sanık sıfatına dönüşür. Bu aşamalar sürerken suçluluğu kesinleşmiş gibi bir dille haber yapılmaması gerekir,” diyor.

Her türlü şiddet etkin şekilde yargılanmalı

İfşa mekanizmasının politik bir araç olduğunu düşünen Karataş, feminist mücadelede edindiği deneyimde suç işlenmesinin önlenmesi vasfını taşıdığını düşünüyor: “Bu anlamda #uykularınkaçsın hareketini çok etkili buluyorum. İfşadan korkan fail, suç işlemekten de çekinir. Bunun mutlaka caydırıcı bir gücü var.”

Karataş’a göre, hukuk sisteminde toplumsal cinsiyet temelli şiddet dosyalarında cezasızlık hâkim ve adaletin terazisi hep kadın aleyhine çalıştırılıyor. Toplumda oluşan algının aksine ceza kanunundaki maddelerin şiddeti önlemede yeterli olduğunu söyleyen Karataş, “Bu sebeple ‘mağdur olan hakkını mahkemede arasın’ argümanını ben bir avukat olarak dahi savunamıyorum. Tam da bu yüzden kadına yönelik şiddet vakalarında kadının yalan söylemiş olabileceği algısının yüksek olduğu bu politik atmosferde kadının beyanı esastır düsturu şart” diye konuşuyor.

Gazetecilerin ifşa cesaretini bulmuş kadınları dinlemesinin ve haberi yaygınlaştırmasının politik bir sorumluluk olduğunu düşünen Karataş, “#HayattaKalanaİnanıyorum hareketi çok etkili ve gerekli. Şiddete maruz bırakılan tarafın susması için ‘Niye bunca zaman sustun?’, ‘O bunu yapacak biri değil’, ‘Senin başka menfaatin mi var acaba?’ baskısı var. Bunların ortadan kalkması için ifşa eden kadınlara kulak vermek ve yanlarında durmak şart. Haksız yere suçlanacağından korkan kişiler kadına yönelik her türlü şiddetin etkin şekilde yargılanmasını sağlamak için mücadele edebilir. O zaman ifşa da bir adalet aracı olmaktan çıkar,” diyor.

Subscribe
Bildir
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments
İlginizi çekebilir