Dijital Haberciliğin 2025 Tablosu

Bu haftanın anahtar kelimeleri: Digital News Report, Guardian, sosyal internet, Midjourney.

Siyah bir zemin üstünde mor, mavi ve pembe tonlarda noktalarla oluşturulmuş soyut bir görsel.

n okuyoruz| Bültenden Herkese Merhaba!

Reuters Institute tarafından yayınlanan Digital News Report’u okuyup bültenin odağında değerlendirmek artık bir gelenek hâline geldi. Bu yıl raporda dikkatimi çeken spesifik verilerden çok daha geniş çaplı bir trend oldu.

“Ne Okuduk” bölümünde ise BBC R&D ekibinin sosyal internet raporu, Disney’in Midjourney davası ve daha fazlası var.

Görüş, yorum ve önerilerinizi her zaman bekliyorum.

Bir sonraki sayıda görüşmek üzere!

—Ahmet Alphan Sabancı

Yan yana duran üç telefonun ekranında aşamalarla Guardian'ın güvenli mesajlaşma aracının kullanımı gösteriliyor.
The Guardian

Bu Hafta Ne Okuduk?

Sosyal İnternetin Geleceği

Genellikle internet ve sosyal kelimeleri bir araya geldiğinde aklımıza ilk gelen sosyal medya kavramı ve büyük platformlar oluyor. Zaman içerisinde bunu farklı şekillerde tecrübe etsek de internet her zaman sosyal olmasıyla öne çıkan ve kendisini diğerlerinden ayıran bir iletişim aracı oldu.

Günümüzde ise internetin sosyal yanının temelini oluşturan platformların ve yapıların dönüştüğü, bazılarının gerilerken yerine yenilerinin geldiği ya da gelmeye çalıştığı bir dönemden geçiyoruz. Böyle bir ortamda sosyal internet kavramını ve gelecekte bunun nasıl dönüşebileceğini düşünmek büyük önem taşıyor. BBC’nin R&D ekibi de sosyal internetin geleceği üzerine kafa yormuş ve birçok önemli uzmanın da katkı verdiği bir rapor yayınlamış

Sosyal internet hepimizin hayatının önemli parçalarından birisi ve bana kalırsa sadece bu bile raporu ilgi çekici kılmak için yeterli. Fakat günümüzde medyanın ve gazetecilerin okurlarına ve topluma ulaşma çabasında sosyal internetin ne kadar önemli bir rol oynadığını düşünecek olursak, bu raporun ileriye dönük bir strateji geliştirme konusunda da faydalı bir kaynak olacağını düşünüyorum.

Disney ve Universal Midjourney’e Karşı

Üretken YZ modelleriyle ilgili tartışmalar arasında en sık gündem olan ve bolca tartışmaya sebep olanların başında telif hakkı meselesi geliyor. Hem modellerin eğitim süreciyle hem de bunlarla üretilen görsellerde telif hakkı konusu derin tartışmalara ve davalara sebep oluyor. Geçtiğimiz günlerde bu davalara bir yenisi daha eklendi.

Disney ve Universal şirketleri, YZ görsel üretme platformu Midjourney’e ortak bir telif hakkı ihlali davası açarak platformun “onların telifli işlerinin sonsuz kopyasını üreten bir sanal otomat” olduğunu iddia ediyor. Davanın uzun bir süre devam edeceğini tahmin etmek zor değil, çünkü söz konusu kendi haklarını korumak için ABD’de telif hakkı koruma süresinin uzatılması için lobicilik yapıp başarıya ulaşan Disney ve avukatları.

Konuya sadece sınırlı bir noktadan bakınca bu davayı Disney’in kazanmasının sanatçılar için iyi bir sonuç olacağını düşünmek mümkün. Fakat burada unutulmaması gereken önemli nokta, genellikle bu tür şirketlerin açtığı davalarda amaç sanatçıları veya gerçekten yaratıcılık kısmında emek harcayan insanları değil, bu hakların sahibi olup genellikle sanatçıları sömürerek zenginleşen şirketlerin haklarını korumak oluyor. 

Guardian’ın Yeni Sızıntı Aracı

Gazeteciler için kaynakları ile güvenli ve gizli bir şekilde iletişim kurabilmek en önemli güvenlik sorunlarından birisi. Eğer önemli bir sızıntı söz konusuysa, herhangi bir güvenlik boşluğu herkes için büyük sorunlara neden olabilir. Yıllar içerisinde geliştirilen SecureDrop gibi yeni teknolojiler ve Signal gibi uygulamalar sayesinde güvenli iletişimin yaygınlaşması bunu bir derece kolaylaştırdı ancak bunlar her zaman yeterli olmayabiliyor.

Guardian, bu konuda bir adım daha ileri gitmeye ve yeni bir güvenli iletişim yolu geliştirmeye karar vermiş. Gazetenin mobil uygulamasının içerisine eklenen bu yeni güvenli mesajlaşma özelliği sayesinde Guardian ekibine güvenli bir şekilde ulaşmak isteyen herkesin başka hiçbir araç kullanmadan bunu yapabilmesine imkân sağlıyor

Doğrudan kendi uygulamaları içerisinde bunu yapmalarının sağladığı iki büyük avantajı var. Eğer birisi internet trafiğinizi incelemek isterse uygulama içerisinde yaptığınız her şey aynı şekilde göründüğü için haber okumanızla Guardian’a mesaj atmanızı ayırt etmeleri neredeyse imkânsız hâle gelecek. Diğer yandan da ekstra bir uygulama kullanılmadığı için telefonunuzda şüphe uyandıracak bir uygulama bulunma ihtimali de ortadan kalkacak. Özetle her anlamda özenli bir şekilde tasarlanmış ve çok yaratıcı bir yöntem.

Şiddet ve Gözetim ile Hedef Alınan Gazeteciler

Casus yazılımlar maalesef gazeteciler için büyük bir güvenlik riski olmaya devam ediyor. Geçtiğimiz aylarda İtalyan hükümetinin aktivistlere ve gazetecilere karşı casus yazılım kullandığına dair iddialar büyük tartışmalara sebep olmuştu. İsrail merkezli Paragon Solutions şirketinin casus yazılımının aktivistlere karşı kullanıldığı meclis komisyonunda tespit edilmişti. Citizen Lab’in yayınladığı yeni rapor da aynı casus yazılımın en az üç İtalyan gazetecinin telefonlarında tespit edildiğini gösteriyor. 

ABD’de ise Los Angeles’ta günlerce süren protestolar ve Trump hükümetinin aşırı tepkisi gündemde bolca yer kapladı. Bu protestolar esnasında polis şiddeti sadece eylemcileri değil, gazetecileri de sıkça hedef aldı. Basın özgürlüğü konusunda her geçen gün daha da kötüye giden ABD’deki protestolar boyunca en az 27 gazetecinin şiddete maruz kaldığı tespit edilmiş

Kısa Kısa

🤖 İsrail ve İran arasında başlayan savaşta YZ üretimi medya hem yanlış bilgi hem de propaganda amaçlı kullanılıyor.

🇺🇸 ABC News, Donald Trump ve Stephen Miller’ı eleştiren bir paylaşımı yüzünden muhabiri Terry Moran’ı cezalandırdı.

💰 BBC, ABD’deki okurlarını hedefleyen yeni bir gelir modeli geliştiriyor.

🗓️ CNN ise gelir modelini beş yıllık bir plan üzerinden yeniden tasarlıyor.

📧 Washington Post, yazarlarının yazılarını eş zamanlı olarak Substack üzerinden yayınlamayı planlıyor.

Siyah bir zemin üstünde mor, mavi ve pembe tonlarda noktalarla oluşturulmuş soyut bir görsel.
Reuters Institute

Haftanın Odağı: Dijital Haberciliğin 2025 Tablosu

Habercilik ve dijital yayıncılık dünyasının her yıl merakla beklediği ve üzerine bolca konuştuğu rapor yeniden karşımızda. Reuters Institute tarafından hazırlanan Digital News Report 2025, yine bizlere haber tüketimi ve insanların haberle olan ilişkisi hakkında bolca veri sunuyor.

Birçok alanda veriler bir süredir gördüğümüz trendlerin devam ettiğini ve geçtiğimiz yıldan bu yana ciddi bir kırılma yaşamadığımızı gösteriyor. Hem sorunlar hem de dönüşümler konusunda büyük bir fark söz konusu değil. Ancak bu yıl raporda özellikle dikkatimi çeken ortak bir tema söz konusuydu. O da haber tüketimi ve teknolojiyle olan ilişki konusunda küresel çapta yaşanan ayrışma.

Raporun detaylı analiz ve uluslararası karşılaştırma kısmına aldığı yapay zekânın kullanımı ve haber bildirimleri gibi başlıklarda ortak trendlere denk geliyor olsak da çoğu zaman Batı ülkeleri diye genellediğimiz ülkeler ile dünyanın geri kalanı arasında (ve benzer şekilde gençlerle orta yaş üzeri arasında) gözle görülür bir ayrışma söz konusu. Batı ülkeleri genellikle daha muhafazakâr bir noktada kalırken dünyanın geri kalanı yeni teknolojileri benimseme ve onlardan faydalanma konusunda çok daha açık fikirli bir profil çiziyor. 

Bu durum ilerleyen dönemde dijital medya ve habercilik alanında bir denge değişimine sebep olabilir. Bu açık fikirlilik yeni gelişmeleri şekillendirme ve burada oluşabilecek yeni ekonomik imkânlardan daha iyi faydalanma fırsatı verebilir. Bu da kendimizi bu alandaki yeniliklerin ve yeni dinamiklerin gelmesini beklediğimiz ülkelerin bir anda geride kaldığı ve yeniliklere yetişmeye çalıştığı bir senaryonun içerisinde bulmamıza neden olabilir. Bunun gerçekleşmesi ise bu açık fikirli ülkelerde dijital medya sektörünün bu fırsatı değerlendirebilmesine bağlı.

Diğer yandan hepimizin gündeminde olan YZ konusunda ise raporun bize verdiği en önemli iç görü herkesin kafasının karışık olduğu. Yeni ve gelişmeye devam eden bir teknoloji karşısında bu gayet doğal bir durum ancak rapor hem haber tüketicilerinin hem de üreticilerinin bu teknolojiyi ve onunla neler yapabileceklerini henüz tam olarak anlayamadığını gösteriyor. Haber tüketicilerinin YZ konusunda olumlu gördükleri noktalar ile olumsuz gördükleri noktaların birbirine çok yakın olması bunun bir işareti.

Bu her ne kadar negatif bir sonuç gibi görünse de aslında bu alanın hâlâ yaratıcılığa ve yönlendirmeye açık olduğunu gösteriyor. Burada büyük şirketler öncü gibi görünse de bu belirsiz ortam aslında yeni aktörlerin ve fikirlerin tahmin edilenden daha fazla etki gücüne sahip olması da mümkün. Fakat bu da kaynak ve yaratıcılık gerektiren bir iş.

Rapordaki Türkiye verileri de büyük anlamda beklediğimiz gibi. Beni şaşırtan tek veri Türkiye’nin YZ botlarını haber kaynağı olarak kullanma konusunda çok cesur olması. Katılımcıların yüzde 8’i botları bir haber kaynağı olarak kullandığını söylemiş. Oran düşük görünse de şimdiden podcastleri geçmiş olması ve İsviçre ile birlikte Avrupa’daki en yüksek oran olması oldukça dikkat çekici. Dünyanın geri kalanının ortalaması ise yüzde 7.

Özetle Digital News Report yine okuması keyifli bir rapor olmuş. Rapor her ne kadar geçtiğimiz yıldan bu yana ciddi bir değişim yaşanmadığını söylese de önümüzdeki dönemde yaşanabilecek büyük değişimlere dair önemli işaretler veriyor.


Bu bülten Friedrich-Ebert-Stiftung Derneği Türkiye Temsilciliği’nin maddi desteği ile hazırlanmıştır. İçerik tamamıyla NewsLabTurkey sorumluluğu altındadır ve Friedrich-Ebert-Stiftung Derneği’nin görüşlerini yansıtmak zorunda değildir.

Yazar hakkında

Ahmet Alphan Sabancı

Eleştirel fütürist. NewsLabTurkey Strateji Koordinatörü ve Bülten Editörü.